XP Mode’a ihtiyaç duymaktaysanız ya siz ya da yardım ettiğiniz kimselerin fosilleşmiş olmaları kesindir. Daha ötesi de var, bu fosillik çok daha öncesine dayanabilir. XP içinde DOS programı çalıştıran nice fosiller görmüşlüğüm var. Oldu ki bu DOS programı çeşitli tuş kombinasyonları ile çalışıyorsa sizin bu programları Win7 altında XP mode kullanarak çalıştırmada sorun yaşamanız kuvvetli bir ihtimaldir. O zaman yapacağınız tek şey var. Programı doğrudan kısayolunu kullanarak çalıştırmak yerine komut penceresini açarak programa erişip çalıştırmanız probleminizi çözebilir. Komut satırını çalıştırmak için “Başlangıç” düğmesine tıklayınca açılan menüde “Çalıştır”a tıklayarak açacağınız pencereye cmd yazmanız yeterlidir. Bundan sonra, DOS programınız neredeyse cd komutuyla o dizine ulaşmanız gerekmektedir. Umarım bir işe yarar…
Defne’nin bize düşündürdükleri
Cellatlar yine hazır. Önyargı meşaleleri yine birilerinin altına yerleştirmiş odunları yakmak üzere deveredeler. Defne Joy (ismiyle müsemma bir insandı) Foster bütün Türkiye’nin tanıdığı bir isim olarak geçtiğimiz gün vefat etti. Allah rahmet eylesin. Fakat ölümüyle yine cellatlar çıktı ortalığı ateşe vermeye başladı. Mes’ele de hanımefendinin hiçkimsenin üzerine vazife olmayacak özel yaşantısıyla ilgili. Yorumları okumaya gayret ederken dikkat çekmeye çalışan kimselerin de cellatlığı başkalarına bırakmamak üzere sahneye çıkmış olduklarını da görmüş olduk.
devamini oku..
Genel Ağda Matematik İfadelerin Güzel Biçimde Gösterimi: MathJax
Bundan 2 yıldan fazla bir süre önce bu günlüğü WordPress’in düz yazıdan matematik ifadelere kadar her türlü metni güzel bir şekilde yazmak amacıyla geliştirilen LaTeX işleyicisini denemek için açmıştım. O gün vektörlerin nokta çarpımı üzerine kısa bir yazı düzenlemiştim. (bakmak için) Böyle bir LaTeX işleyici kullanmak için sunucu üzerinde gerekli işlemleri yapacak MikTeX’in kurulu olması gerekiyordu. Bu çözüm de ancak kendisine ait sunucusu olanlar için mümkündü. Sağolsun WordPress.com’daki yöneticiler bizlere bu imkanı sunmuşlardı. Başka alternatifler de vardı elbet. devamini oku..
Windows XP Modu
Bilgisayar sistemlerinin son birkaç yıldaki gelişimine paralel olarak yazılımlarda hız arttırdılar. Bu hızlanmadan nasibini alan Windows işletim sistemi de Vista ara sürümünün ertesinde kullanıcıları hayli memnun eden Windows 7 adıyla karşımıza çıktı. Yeniliklerin beraberinde getirdiği en büyük sorun ise eskiyle uyum tabii ki. Özellikle donanımlar 64 bit destekli çıkalıberi 64-bit işletim sistemleri de yaygınlaşmaya başladı. Her ne kadar bu bit konusunda çözüm üretmiş dahi olsalar bazı eski programların ne yazık ki çalışmaz halde olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kaldık. Ona da yakın zamanda bir çözüm üretildi. devamini oku..
İyi bir insan olmaya trafikte başlayacağız
Geçenlerde iyi bir insan olmaya çalışmak üzerinde sözlü taahhütlerde bulunduğumuz bir ortamda bunun kriterinin ne olacağı düşüncesi de ortaya çıkmıştı ki bir espiri ile birlikte en anlamlı kriter ortaa çıktı. Trafikte dahî sinirlenmemek. Kastedilen İstanbul trafiğiydi ki benzer çilenin olduğu yerlerde durumun pek de farklı olmadığı gözlemlenebilir. Bunun üzerine gülüştük fakat insan biraz bu espirinin üzerine düşününce ne kadar kötü bir durum olduğunu düşünebiliyoruz. devamini oku..
Cellatlar hazır
Aziz Yıldırım ile Arda Turan bir açılışta biraraya gelmişler. Sonra Aziz Yıldırım Arda’ya seslenirken “Ulan” ile başlayan bir hitapta bulununca bizim cellatlar ölüm fermanı imzalanmış bir şekilde başlamışlar bu konu üzerinden polemikler üretmeye. Uzayda yaşamadığımıza göre, bu ülkede yaygın olarak kullanılan bu söze neden bu kadar takıldıklarını başka sebeplere kafa yormaz isen anlayamayız.
Bir kere Türkçe dinamik bir dil. Kelimeler, cümleler sadece kendi haliyle değerlendirilemez. Söyleniş biçimi, kişiler arasındaki ilişkinin seviyesi falan burada önemli faktörlerdendir. Bu olay o denli büyümüş ki nereye baksak karşımıza çıkıyor. Bu kelimeyi Arda’nın temsil ettiği takımın üstüne bile alınanlar olmuş. Resmi yazı diliyle Galataray’ın kaptanına seslenecek biçimde yazarsa belki anlaşılabilir ama bu durum o kadar da büyütlecek birşey değil. Sahi, biz gün içinde nasıl konuşuyoruz acaba?
Gmail içinde ileri seviye arama
Dün bir arkadaşımla konuşurken Gmail içinde arama yapamadığından bahsetti. Hepimizin kullanım seviyeleri düzey düzey olduğu için yadırganacak bir durum değil açıkçası. (Bu cümleyi birşeyleri bilince kendisini süper zeki sanan ahmaklardan kendimizi ayırmak için yazmak durumunda kaldım.) Belki çoğunuz zaten bu işi biliyorsunuzdur ama ben yine de ilgisini çekebilecek kardeşlerimiz için değinmek istiyorum.
Bazı programlarda bazı tuşlar çalışmıyorsa
Çeşitli sebepleri olabilir ama biraz evvel tecrübe ettiğim bir sorunu paylaşmak isterim. Bir program sola yatık taksim işareti (yani \) girmek istedim. Alt Gr ve * tuşuna basıyorum fakat bir türlü yazdıramadım. İlk önce sorunla yüzleşmiş olmanın yılgınlığı ile anlamamıştım ama sonradan farkettim ki bu tuşa basınca program başka birşeyler yapıyor. Çok açık olmayan bu değişikliği farkedince çözüm kendiliğinden geldi. Sevgili programcık kendince bu tuşa bir kısayol atamıştı varsayılan olarak. Programı yazanlar yabancı klavye kullandıkları için ve benim yazdırmaya çalıştığım karakter çok kullanılmayan bir karakter olduğu için ilgili tuş birleşimine bir kısayol oluşturmuşlardı. Hangi program olursa olsun Windows’ta kısayolları seçenekler gibi menüler altında değiştirme imkanı verirler. Burada kısayolu kaldırarak yoluma devam ettim.
Başınız benzer bir şekilde sıkıştığında böyle bir çözümle durumu kurtarabilmeniz dileklerimle.
Selam, sevgi ve dostluk…
İnsan ancak kendi çalışmasının karşılığını elde edebilir.
Hikmetli Kur’an’ın Necm sûresi 39. ayetinin Seyyid Kutub’un Fizilalil Kuran’daki çevirisi aynen başlıktaki gibidir.
İnsan ancak kendi çalışmasının karşılığını elde edebilir.
Çağımızın kolay yollardan edinim gibi bir adaletsizliği kaldırmaya çalıştığı bir zamanda dünyanın dengesini olumlu yönde değiştirebilecek bir âyet. Öteki dünya inancını işin içine kattığımızda hiçbir zaman bozulmayan bir adâlet var ortada. Sadece bu dünyanın edinimlerine göre değerlendirdiğimizde ise ne ekersek onu biçeceğimizi bize öğütleyen uzun yılların birikimleriyle ortaya çıkmış atasözünü değerli kılan bir âyet.
Kolay edinimler bir yana çalışmayı prensip edinmemiş insanları düşündüğümüzde ise onlara altın bir öğüt kıvamına gelen bir âyet. Çalışmadığınız sürece karşılık beklememelisiniz. İşin kaygı, keder, vesvese gibi yanlarını Allah’a tevekkül ile kenara bırakabilmiş bir birey burada önüne konan prensip ile neler başaramaz ki. Meselâ Albert Einstein. Belki bağlı olduğu toplum neticesinde çok meşhur olmuş olabilir ama bu şöhretin altı boş olsaydı da hepimizin diline dolayacağı bir büyük insan olamazdı. Bu şöhretin altını dolduran Einstein’ın yaptığı işe verdiği emektir. Yaptığı çalışmaların da karşılığını alabilmiştir. Mekânı cennet olsun.
Bu âyetin geldiği dönemi göz önüne alacak olursak o yıllardaki mevcut Arap kapitalizminin günümüzden çok da farklı olmadığını düşünebiliriz. Böyle bir düzene denge getireceği kuşkusuz olan bu âyetin günümüz kapitalizminde de insanların ışığı olması ve dayanışan, kardeşliği ve barışı sürekli kılmaya çalışan bir anlayışa temel teşkil etmesi dileklerimle.
Eşyanın karizmasını çizen adam: Ebuzer
Ali Şeriati son dönemde okumak istediğim yazarlardandı. Geçenlerde vakit buldum ve kitaplarını ısmarladım. Yazarın Söylem Yayınlarınca basılan “Zulme ve Sosyal Adaletsizliğe Karşı Bir kez Daha Ebuzer” eserini okuyorum. Şimdiden dünyam allak bullak oldu. Ebuzer yüzyıllar önce bizim günümüzde çektiğimiz pek çok sıkıntıya çözümü bulmuş.
Tüketim çılgınlığından, insanların maddeye karşı hırsından ne kadar kendinizi uzak tutarsanız tutun en yakınınızdaki kişi vesilesiyle avlanmanız çok olasıdır. Ben de avlananlardanım.
Ebuzer böyle bir dönemde eşyanın karizmasını çizen adam olarak karşıma çıktı.Neyse konuya geleyim.
Evlendikten sonra Ebuzer kalabalıkla kaldığı yerden ayrılıp çadırda yaşamaya başlar. İhtiyacı dışında evde doğru dürüst eşya da yoktur. Bir gün çadırına gelen birisi durumu görünce Ebuzer’e sorar
-Neden eşyan yok Ebuzer?
Ebuzer cevap verir: – Bizim öteki tarafta daha güzel bir evimiz var. Eşyaları oraya gönderiyoruz.
Şaşıran ziyaretçi cevap olarak – Ama sana burada da eşya lazım der.
Ebuzer’in cevabı resmen eşyanın karizmasını çizer
- Buradaki ev sahibimiz çok uzun kalmamıza izin vermiyor ki!
Vay be! Adam olayı çözmüş. Yanında hiçbirşey götüremeyeceğini biliyor ve bu dünyaya yatırım yapmayı gereksiz buluyor.
Alışveriş merkezlerinin ışıklı koridorlarında beyni dönmüş, insanlıktan artık çok uzakta kaldığımız şu bencil dünyanın kölelerine selam olsun. Kitapta çok ilginç ayrıntılar var. İlk fırsatta değinmek ümidiyle.

