İyi bir insan olmaya trafikte başlayacağız

Geçenlerde iyi bir insan olmaya çalışmak üzerinde sözlü taahhütlerde bulunduğumuz bir ortamda bunun kriterinin ne olacağı düşüncesi de ortaya çıkmıştı ki bir espiri ile birlikte en anlamlı kriter ortaa çıktı. Trafikte dahî sinirlenmemek. Kastedilen İstanbul trafiğiydi ki benzer çilenin olduğu yerlerde durumun pek de farklı olmadığı gözlemlenebilir. Bunun üzerine gülüştük fakat insan biraz bu espirinin üzerine düşününce ne kadar kötü bir durum olduğunu düşünebiliyoruz.

Karamsar bakmak istemiyorum. Aklıma İstanbul Trafiğinden baş sorumlu memurun televizyonda söyledikleri geliyor. Bu kadar araca rağmen az kaza oluyor. Peki bu trafikte tek sorun kazaya sebebiyet veren sürücü davranışları mı? Elbette hayır. Kaza riski taşıyan davranışların dışında toplumun genel ahlâk seviyesini, bilinçaltını ortaya koyan bir tür davranışlar dizisi var ki bizi çoğunlukla sinirlendirenler de bunlar. Sıralasam yüzlerce. Birazcık insani değerlerini unutmadan araba kullanan bir sürücü iseniz bu listeye muhakkak ekleyecekleriniz vardır.

Peki sinirlenmeyip ne yapacağız. Bu yazıyı yazmama sebebiyet verecek şekilde üzüntü mü yaşayacağız? Hayır bunların hiçbiri. Bugün özel bir durum vardı. Hava yağışlı olduğu için biraz temkinli davranıp seri kullandığım yollarda daha yavaş kullandım ve sıkışmalar yüzünden de kötü insan davranışlarına da daha çok maruz kaldım. Belki de özel bir gündü. Sinirlenmemeye gayret edince de üzülüverdim.

Bu üzüntünün sebebi hayatımızın sadece trafik denen bir bileşeninden ötürü değildi tabii ki. Bunun hayatın tamamı için gösterge teşkil edebilecek durumda olması çok üzücü. Asr sûresi geliyor aklıma böyle üzüldüğüm zamanlarda; Asra andolsun ki insanlık hüsrandadır. Hüsrandalar da bizi niye hüsrana uğratıp duruyorlar.

Yoksa şöyle haykırarak sorun halletmeli miyim?

Abi, adam hızlanma şeridini ayıran bölme çizgisine sağa sola taşmalar yapılmasın diye tümsekler koydular birkaç hafta evvel ona rağmen arkamdan oraya girip kuyruğa girmemi engelledi. Ortada kalınca o zat gibi şerefsizlerin yaptığı gibi yan şerit üzerinden kuyruğun gittiği yere dahil oldum. Evet bir şerefsiz yüzünden şerefsizler gibi davrnmak zorunda kaldım. O anda çok düşündüm arabayı durdurup bir ders verip vermemek üzerine ama işte o da mümkün değil. Yana sıra yapan şerefsizlerden bir arkamda bitiverdi. İlerlememi istiyordu. Çıldırmamak elde değil. Allah belâsını versin.

Evet Allah’a havâle edince rahatlıyor insan ama. Bunun gibi 10 tane sayabilirim. Ne yapacağız bu insanları. Tabii ki belâ okumak sinirimizi bozuyor. O yüzden Allah’a havâle edeceğiz ve gerisine karışmayacağız. Geçen gün 10 dakikalık bir yere gidip gelince park ettiğim yerde arkadaki bir arabalık boşluğu ve benim çıktığım yeri ortalayacak şekilde duran otomobilin sürücüsüne şu notu yazmamış mıydım; “Bu dünyada sadece sen yaşamıyorsun. Allah’a havâle edildin.

Bu kadarı yeterli belki de. Biz onları havâle etmeye devam edeceğiz onlar da haysiyetsiz insan davranışlarını sürdürmeye.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.