Defne’nin bize düşündürdükleri

Cellatlar yine hazır. Önyargı meşaleleri yine birilerinin altına yerleştirmiş odunları yakmak üzere deveredeler. Defne Joy (ismiyle müsemma bir insandı) Foster bütün Türkiye’nin tanıdığı bir isim olarak geçtiğimiz gün vefat etti. Allah rahmet eylesin. Fakat ölümüyle yine cellatlar çıktı ortalığı ateşe vermeye başladı. Mes’ele de hanımefendinin hiçkimsenin üzerine vazife olmayacak özel yaşantısıyla ilgili. Yorumları okumaya gayret ederken dikkat çekmeye çalışan kimselerin de cellatlığı başkalarına bırakmamak üzere sahneye çıkmış olduklarını da görmüş olduk.

Bir kere ölmüş bir insanın arkasından insan olan kimselerin yapması gereken rahmet okumaktan başka birşey değildir. Sevdiklerine de sabır dilemeliyiz. Eğer insansak bize ancak bu kadarını söylemek düşer. İnsanların bize göre (ki bazı şeyler göreceli) kusurları varsa da (ki hepimiz kusurlu değil miyiz?) bunu görmezden gelmek erdemini neden gösteremiyoruz.

İkinci bir konu ise evlilik müessesi ile ilgili. Evlenmeden anlaşılmıyor. İnsanoğlu düşünmüş taşınmış ve Allah’tan bize verilen soyun devamı özelliğine uygun en durağan sistemin bu olduğuna karar vermişler ve yüzyılların uygulamasıyla bu müessese günümüze kadar gelmiş. Yine cellatların toplumda egemen olması nedeniyle nâmus gibi çeşitli kavramlar da bu müessese ile ilintili birşey hâline gelmiş. Şimdi burada evlilik dediğimiz şeyin insan ırkının devamına gerekli olan güdülerimizin belli bir sisteme bağlanması adına en iyi kurum olduğunu kimse iddia edemez. Eğer öyle olsaydı evlenmeyenler bir yana evlenenlerin içinde bu durumdan her iki taraftana muzdarip olmuş kimselerin sayısı ancak parmakla gösterecek kadar az olabilirdi. Ama detayına indiğinizde (büyük bir çoğunluğun problemlerle yaşamaya alıştıklarını düşünürsek) evlilik kurumunun temel sorunları olduğunu görebiliriz. Buna hayır diyenlerin kendileri yaşamamışsa bile etrafında ebeveynleri gibi en yakın kimselerin sorunlarla kapalı kapılar ardında yüzleştiklerini emin olarak söyleyebiliriz. Ki bu kimselerin büyük bir çoğunluğu da böylesine imkânsız bir davranışı başarabilecek ebeveynlerle kuşatılmış olma şansına erişemedilerse mutlaka büyük sorunlar görmüşlerdir. Genelde bu hasır altı edilen ya da görmezden gelinerek gün geçirilen bu sorunların kimselerin cinsel hayatı bittiklerinde de önemini yitirdiğinden evliliği başka bir evreye geçtiğini de inkâr etmemek gerekir. Çocuk denen meyvesi olmasaydı bugün evliliklerin başarısızlık oranının bugünkünün en az birkaç katı olacağı şüphe götürmez.

Şimdi gelelim insanların cinsel hayatlarına. Bundan kime ne. Kim kiminle ne yapmış neden umursarsınız. Aklıma gelen şunlar:

  • Siz yapamıyorsunuzdur ve kıskanırsınız,
  • Size hayatınızda nikâh görevlisinin (ki sağlam bahşiş yoksa sıradan memurdur, aksi halde kalantorların nikâhını size öğretilen bu nâmuslu dünyada sıradan memurlar kıymazlar) karşısında söz verdiğiniz kimseler dışında kimseyle cinsel ilişkiye girmemeniz gerektiği işlenmiş olabilir, bunun dışındaki şeyler nâmussuzluk olarak öğretilmiş olabilir, siz de bu mevzuları dayatanların genel etik değerlere karşı yaklaşımını sorgulama ihtiyacı hissetmeden bunu yutmuş olabilirsiniz,
  • Yapamıyorsunuzun başka bir şekli olan olsa da yapamıyorsunuzdur, viagra bile kesmiyordur,
  • Hazır yeri gelmişken prim yapma peşinde aşağılık bir şahsiyet olabilirsiniz

Şimdi bunların dışında tamâmen temiz duygular ile Allah korkusu nedeniyle uyutulanlar vardır ki onlara tek birşey söylemeliyiz, Allah’tan korkmak için kimle cinsel ilişki mevzusuna gelene kadar milyon tane sebep olduğunu keşke bir bilseydiniz. Keşke siz tok yatarken, aç insanların olması bu uçkur meselelerinden 1000 kat daha önemli bir mevzu olarak sizlere okutulsaydı. Keşke insan olmak için yapmanız gereken onca şey varken, insani bu dürtülerinizin üzerinden baskılar oluşturmasanız, daha önemlisi başka insanları da buna zorlayarak günâha girmeseydiniz. Namaz kılmak, oruç tutmak, ibâdet etmek önemli kavramlardır. Allah’ın bunlara ihtiyacı yok. Kendiniz için yapıyorsunuz ve bâzen nefis anlamında baktığımızda gerçekten de zor bir iş yapmaya çalışıyorsunuz. Bunu yaparken motivasyonunuz başkalarını size göre günahkârlığı olmasın, içinizdeki iyi insan olma dürtüsü dururken başkalarının üzerinden kendini doğru sayanların bugün en yanılmışlarını izlerken bir de sizi görmeyelim.

Seks yapmıyorsanız ve buna bir sebep uydurmuşsanız başka insanlardan size ne. Yapıyorsan kendine, yapmıyorsan yine kendine. Hele bu durumu ölmüş insanlar üzerinden değerlendirmek senin ne haddine.

Unutma ey insanoğlu, iyi bir insan olmak için iyi olmak yeterli bunun için cennet, sevap gibi mikâfatlara ihtiyacın yok. Eğer bunu bir çıkar için yapmaz isen bu hayatta iyi bir insan olmak gerçekten zor birşey değil.

Allah rahmet eylesin Defne. Huzur içinde yat.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.